İşlerini sürekli erteleyen ve bu yüzden de sorumluluk almaya hiç taraftar olmayan bir arkadaş gelmişti ziyaretime.
10.02.2015 18:01
Eğitim
Ramazan VAROL

İşlerini sürekli erteleyen ve bu yüzden de sorumluluk almaya hiç taraftar olmayan bir arkadaş gelmişti ziyaretime.

İşlerini sürekli erteleyen ve bu yüzden de sorumluluk almaya hiç taraftar olmayan bir arkadaş gelmişti ziyaretime.
Tembelliği yüzünden oldukça rahatsızlıklar yaşadığını ve bu durumdan bir an önce kurtulmak istediğini söylüyordu.
Kendisini dikkatle dinledikten sonra,
"Bir insanın yaşadığı hayata dair sorumluluklar alması kendisini var kıldığı gibi aynı zamanda varlığını da anlamlılaştırır." dedim. Sonra da,
"O halde, bir insanın varlığını kabul edip evrene haykırması ve bulunduğu süreci fark edip geliştirebilmesi ancak almış olduğu sorumluluk ile söz konusu olur.
Sorumluluk alma yaşı gelmesine rağmen sorumluluk almayan insanlar evrende tıpkı yok hükmündedirler. Yani sorumluluk varlığı haykırma ve geliştirme fırsatıdır." dedim.
Bu sözüm üzerine arkadaş,
"Çok güzel anladım Hocam. Sorumluluk almayan insanlar aslında varlıklarını da inkar etmiş oluyorlar. Hayatta asıl olan şey etkin olmak. Bu da ancak yaşadığımız hayatın sorumluluğunu bizzat kendi üzerimize almaktan geçiyor." deyince,
"Evet." dedim ve, "Yarına, ertesi haftalara, aylara, yıllara bırakılan işler ya da sorumluluklar şu an ki varlığı belirsizliğe sürüklemek olacaktır." dedim. Sonrasında da, "İnsan aynı zamanda yaptığı güzelliklerin de çirkinliklerin de özür ve şükür ile sorumluluğunu üzerine almalı ki, güzelliklerini daha ileri götürebilsin. Çirkinliklerini de giderebilmeyi ve güzelleştirebilmeyi öğrenebilsin." dedim.
Konuşmalarımı dikkatle dinleyen Arkadaş, "Anladım ki, hayat başlı başına bir sorumluluk aslında. Aldığımız ve verdiğimiz nefes de, içtiğimiz su da yediğimiz yemek de her biri yaşama sorumluluğumuz adına yaptığımız şeyler. Önemli olan bunlar karşısında alacağımız asıl sorumluluklar. Tesadüfe bırakmak yerine bu nimetler karşısında şükür ve hatalarımız karşısında özür sorumluluğu ile daha sorumluluk sahibi bir birey olma yoluna girmeliyiz. Peki Hocam sorumsuzluk konusunda neler söyleyeceksiniz?" diye sorunca da,
"Sorumsuzluk aslında başlı başına bir duyarsızlıktır. Kendini adam yurduna koymamanın başka bir adıdır. 
İnsan olmuş bir olay ile beraber o olayı olduğu gibi kabul edip olması gereken noktaya doğru götürme sorumluluğunu üzerine almadığı zaman ya mazeret üretir. Ya şikayet etmeye başlar. Ya da yalan söyler. Bunlar da sorumsuzluk yani yokluk ifadeleridir." diye cevap verdim.
Yaşama sorumluluğunu üzerine alan ve bunu olduğu gibi kabul ederek olması gereken için kapılar aralayan bir insan olmanız dileği ile sevgi ile paylaşıyorum. (R. Varol)