Bu güne kadar arzu ettiği hiç bir şeye ulaşamadığını söyleyen bir arkadaş gelmişti ziyaretime.
20.01.2015 19:44
Eğitim
Ramazan VAROL

Bu güne kadar arzu ettiği hiç bir şeye ulaşamadığını söyleyen bir arkadaş gelmişti ziyaretime.

Bu güne kadar arzu ettiği hiç bir şeye ulaşamadığını söyleyen bir arkadaş gelmişti ziyaretime.
İstediği şeyler olmadığı zaman güvenini kaybettiğine inanıyordu.
Kendisini dikkatle dinledikten sonra,
"İnsan öncelikli olarak insan olduğunu bilmek konumundadır. Yani insanlık çok önemli bir makamdır.
Bu makam korunduğu zaman yaşananlar bir artı kazanç olur. 
Aksi durum ise büyük bir kayıptır.
O halde insan bir şeyi isterken hem kendi insan olma makamını ve hem de isteme makamı olan Allah'ın yaratma makamını dikkate almak durumundadır." dedim.
Bu sözüm üzerine arkadaş,
"Hocam yani ben kul olarak isteme ahlakını dikkate alacağım Allah ise gerçekleştirme ahlakı ile onu gerçekleştirme ahlakını. Öyle mi?" diye sorunca,
anlaşılmış olmanın da sevinciyle,
"Evet." dedim ve, "İnsan pizza sipariş eder gibi değil kul olarak bir şeyi ister. Arzu ettiği şeyi planlar, projelendirir ve bir çaba içine girer. Sonra da sonucu saygı ile bekler. Karşılaştığı sonucun yansımalarına göre tekrar istemenin ahlakını şekillendirir. Yapması gereken ve yapmaması gerekenleri tekrar gözden geçirerek yeni bir planlama yapar. 
Allah'ın işine değil kendi yaptıklarına şekil verip onun üzerinde oynamalar yapmak ve sonuca saygı duymak bir kul oluş makamıdır. Sonucun taktiri ve değerlendirilmesi tamamen Allah'ın kontrolüdür ve o makam ile alakalıdır." dedim.
Bu sözüm üzerine arkadaş, "Şimdi daha iyi anlıyorum. İnsana düşen isteme ahlakı iken Allah'a düşen verme ahlakıdır. 
İnsan istemesi üzerinde planlamalar yaparken sonucun ne olacağı ile yargı işini Allah'a bırakması gerekir." deyince oldukça mutlu oldum. Çok güzel anlaşılmıştı çünkü. Sonrasında arkadaş "Peki hocam bu kadar her şey planlı programlı, ölçülü, dengeli iken insan neden hep ulaşamadığı şeyi düşünür?" diye sorunca,
"İnsan mutlaka dikkatine şekil vermek durumundadır. Çünkü dikkattir aslında enerjiye şekil veren. Bu yüzden insan dikkatini ulaşamadığı şeye verdiğinde o şeyin delisi olur. Ona ulaşamadıkça arzusu artar. İstemenin ahlakını bozar. Bu mantıkla ulaşınca da o şeyin şükrünü bilmeyen nankörü olur." dedim.
Çok düşünceli bir şekilde "Artık çok iyi anlıyorum Hocam. Allah razı olsun." dedi arkadaş.
Hayatı yaşarken isteklerini sürekli gözden geçirerek istemenin ahlakı ile Yaratıcısına yakaran ve beklemenin ve yaşamanın ahlakı ile hareket eden bir insan olmak adına istediğine ulaştığında şükrün edasıyla, ulaşamdığında ise yaptığı işlerin planlamasına odaklanmanız dileği ile sevgi ile paylaşıyorum. (R. Varol)