Son dönemde bütün dünyada İslama karşı hem İslam Dinini benimseyenler hem de diğerleri tarafından ortaya çıkarılan çirkinliklerle oluşturulan korku ortamından bahsediliyordu.
20.01.2015 19:40
Eğitim
Ramazan VAROL

Son dönemde bütün dünyada İslama karşı hem İslam Dinini benimseyenler hem de diğerleri tarafından ortaya çıkarılan çirkinliklerle oluşturulan korku ortamından bahsediliyordu.

Çok değer verdiğim bir arkadaşımı ziyarete gitmiştim. 
Son dönemde bütün dünyada İslama karşı hem İslam Dinini benimseyenler hem de diğerleri tarafından ortaya çıkarılan çirkinliklerle oluşturulan korku ortamından bahsediliyordu.
Her birinin oldukça üzgün olduğu konuşmalarından belli olan arkadaşlarıma,
"Alemin yaratıcısı da sahibi de Allahtır. Onu istediği gibi tasarruf edebilir.
Yaşadığımız alemi hak üzere değerlendirebilmemiz için İslam dini ile bizi şereflendiren de Allahtır.
O halde Alemin de İslamın da tek sahibi Allahtır.
Bize düşen sorumluluk öncelikli olarak sahibi olduğumuzu zannettiğimiz her şeyin sahibinin Allah olduğunu kabul etmektir.
Buna istinaden de hak üzere olma çabası gütmek ve her ne olursa olsun hakka sahip çıkmaktır." dedim.
Bu sözüm üzerine Arkadaşlardan biri,
"Çoğu zaman her şeyi yaratanın Allah olduğunu bilip dururken onun Allah'ı imişiz gibi onu sahiplenip kendimizde sahibi gibi tasarrufta bulunma hakkı görüyor olmamız ne kadar da abes." dedi.
ben dahil bütün arkadaşlar bu sözü onayladılar.
O halde içinde bulunduğumuz ve yaşadığımız hayatı İslam'ın öğretileri ile yaşama sorumluluğunu üzerimize alıp bu konuda dik durmak esastır.
Hak üzere olup hakka hizmet etmektir amaç. Hakkın kendisi olduğumuzu düşünmek ise en büyük çirkinliktir.
Bu amaçla yazımı hakka hizmet adına bir zerre olduğumu ifade ederek sevgi ile paylaşıyorum. (R. Varol)