Her varlık gibi insan da özünde yaratıcısından büyük bir hediyeyi evrenle paylaşma emaneti ile dünyaya gelir.
15.01.2015 19:39
Eğitim
Ramazan VAROL

Her varlık gibi insan da özünde yaratıcısından büyük bir hediyeyi evrenle paylaşma emaneti ile dünyaya gelir.

Her varlık gibi insan da özünde yaratıcısından büyük bir hediyeyi evrenle paylaşma emaneti ile dünyaya gelir.
Bu hediyelerin her biri bir nimet, değer ve hazinedir aslında.
Belki de bunların en büyüğü bütün bu hediyeleri ortaya çıkarma sorumluluğu olan insanlık sorumluluğudur.
O halde bir insan için en büyük değer insanlık sorumluluğunu çok iyi anlayıp onu çok iyi koruyup zenginleştirmesidir. Çünkü insan bu sorumluluğunu zenginleştirdikçe diğer yaratılışla kişiye özel saklı gelen bütün emanet değerleri de ortaya çıkarma fırsatını yakalayacaktır. 
Bu anlamda insanlık olmazsa olmaz en değerli değer iken bu değerin ancak ortaya çıkarabileceği Allah emaneti, hediyesi değerleri ise insanlık değerinin niteliği ve seviyesi ile anlamını bulan bir yapı izler.
O halde Allah hediyesi olarak evrene getirdiğimiz dürüstlük emanetini her olayla birlikte insanlığımız sayesinde ortaya çıkarabiliriz.
Aynı şekilde Allah hediyesi olarak evrene getirdiğimiz hakkaniyet, adalet, insanlığa hizmet, yardımlaşma, bütün güzellikleri paylaşma vb. emanetlerini de ancak insanlık değeri sayesinde ortaya çıkarabiliriz.
Şaşırtıcı olan bütün bu değerler Allah emaneti iken bunu sahiplenip benim partimin, benim cemaatimin, benim mezhebimin vb. değerleri deme yanılgısı insanı insan olmaktan çıkarıp tanrı olmaya doğru giden çok abes bir yola sokar. 
Amacı Allah'ın ilkelerini evrene hakim kılmak olan her insan bilir ki Allah ancak insan olmayı başarabilen kimseleri muhatap alıyor.
Bir insan hem insanlığını kaybederek hem de Allah'ın ilkelerinden bahsetme şansına sahip değildir.
O halde Allah'ın ilkelerini bir değer olarak evrende ortaya çıkarma emaneti olarak algılayabileceğimiz insanlığı dimdik ayakta tutmak en önemli sorumluluktur.
İnsanlık dışı yöntemlerle insanlık dersi verilemez.
İnsanlık dersi ancak insan kalmayı becererek verilir.
Bu anlamda İnsan olmayı becerebilenlerin dini vardır. Diğerlerinin ise sadece oyun eğlence ve oyuncağı.
Mensubu olmakla onurlandığımız İslam Dini insan ve insanlığın yaşaması için ölmeyi dahi göze almamız gerektiğini cihat kavramı ile ifade ederken insanları ve insanlığı öldürüp bütün bir evreni katletmek anlamına gelen savaş, terör kavramını içine alan vahşeti ise tamamen yasaklar.
O halde "Sizin elinizle bir insanın dosdoğru yaşama fırsatını yakalaması bütün evreni yaşatmak gibidir." Peygamber sözünden "İnsanı yaşat ki, evren yaşasın." ecdat sözünden yola çıkarak insanlığı öğrenmiş insanların elinde kalem insanları, insanlığı, evreni yaşatır.
İnsanlığı cehalet, menfaat, çıkar, kukla olmak olarak öğrenmiş insanların elinde ise kalem de başka şeyler de bir silaha dönüşecek insanları, insanlığı, evreni yok edecektir.
İnsanlığı öğrenmiş insanların elinde silah insanları, insanlığı, evreni yaşatırken hala evimizde, okulumuzda, camimizde, vakıf ve derneklerimizde vb. neler öğrettiğimizi bir kez daha sorgulama zamanı gelmemiş midir?
İnsanlara insan değeri vermeyip ikinci, üçüncü sınıf gibi değerlendirerek yaşama, düşünme, fikirlerini ifade etme haklarının dahi olmadığını düşünme felsefesi ile onları toplumdan uzaklaştırıp kendilerini değerli hissedecekleri illegal amaçlara sürükleyenlerin de kendilerini çok ciddi sorgulama zamanıdır.
"İşi ehline verin." ehliyeti ile hareket eden insanlık eğitimi "Hayır, Ben ve sülalem kazansın yaşasın, ben ve benim gibi düşünenler kazansın ve yaşasın." ilkesizliğine dönüşürse neler olabileceğini bütün dünya artık görebiliyor.
O halde görünenin altında yatan hakikati görebilmek umudu ile sevgi ile paylaşmak istedim.(R. Varol)