Şu günlerde insanların birbirlerine yarar sağlama ahlakı her zamankinden daha fazla önem kazanmaya başladı.
15.01.2015 19:35
Eğitim
Ramazan VAROL

Şu günlerde insanların birbirlerine yarar sağlama ahlakı her zamankinden daha fazla önem kazanmaya başladı.

Şu günlerde insanların birbirlerine yarar sağlama ahlakı her zamankinden daha fazla önem kazanmaya başladı.
O halde her şeyin bir ahlakı olduğunu düşünerek,
"Kazandıkları, Aldıkları ve sahip olduklarına şükrün ve vefanın kadrini bilmeyenlerin en büyük kayıpları şükür cehaletidir. 
Buna artı olarak eklenen bir diğer cehalet de verdikleri ya da daha fazla almak amacı ile verdikleri şeyleri diline pelesenk edinme cehaletidir.
Bu insanlar aldıklarını fark etmenin en büyük kulluk sorumluluğu olduğunu bilerek ancak insan olunabileceğini bunu da şükür ve teşekkürlerle vefa ile kazanabileceklerini bilmiş olsalardı tabii ki yerine getirirlerdi.
Verdikleri ya da yaptıklarının zaten kendilerinin niteliğini ifade etmesi anlamında en büyük değer olduğunu bilip şükretmek en büyük kazanımdır.
Bu değere artı bir değer de bu durumu alan ve kendilerine iyilik yapılan insanların niteliğine bırakıp susmayı becerebilmektir. 
Şu halde almak en önemli kulluk ve insanlık edebidir. Vermek ise ancak bunun ardından üstüne eklenebilecek olan bir artı değerdir. 
O halde almanın ya da kazanmanın ahlakı ile alanın ya da kazananın, aldığı ve kazandığı karşılığında bunun şükrünü eda ederek vefa göstermesi sadece bir değer ifade ederken, vermenin ya da yapmanın ahlakı ile verenin ve yapanın verirken ve yaparken sadece Allah'tan umut ederek susması ve bunu yapabilme şerefi için Allah'a şükredebilmesi ise diğerinden daha apayrı bir artı değeri ifade eder." dedim içimden.
Sonra da bu durumu arkadaşlarımla paylaşmalıyım diyerek yazıya döktüm.
Bütün değerli arkadaşlarıma bütün hayat ilişkilerinde nefes alış verişlerinde dahi verme ve alma ahlakı içinde hareket etmeleri düşüncesi ile sevgi ile paylaşıyorum. (R. Varol)