Ümmeti olmakla onur duyduğum ve örnek almakla da şereflendiğim Hz. Muhammed (s. a.) in doğum günü olması sebebiyle verdiğim bir seminerimde
01.01.2015 19:02
Eğitim
Ramazan VAROL

Ümmeti olmakla onur duyduğum ve örnek almakla da şereflendiğim Hz. Muhammed (s. a.) in doğum günü olması sebebiyle verdiğim bir seminerimde

Ümmeti olmakla onur duyduğum ve örnek almakla da şereflendiğim Hz. Muhammed (s. a.) in doğum günü olması sebebiyle verdiğim bir seminerimde,
"İnsan beden ve ruhtan oluşan bir varlıktır. 
İnsan Allah tarafından hem beden hem de ruh olarak yaratılmış ve insanın bizzat kendisine emanet edilmiştir. 
İnsan hayatı boyunca bu dengeyle yaşamak konumundadır." diye başlamıştım konuşmama sonrasında da bu sözü biraz açarak, 
"İnsan sadece ruhunu korur ve sadece onu beslerse insan olmaktan çıkar ve Ruhanileşir. 
Sadece bedenini korur ve sadece onu beslerse o zaman da Cismanileşir." dedim. Arkasından da bu ifadeleri şekillendirerek,
"Ruh bedende Allah'ın ilkelerini temsil eder. 
Allah'ın ilkeleri ile yön bulan beden İnsan olma onurunu kazandığı gibi insanlık değerini iyice artırır ve kamil insan olur.
Allah'ın ilkeleri ile yeşeren beden artık Allah'ın ilkeleri ile konuşan, onunla düşünen, onunla yürüyen, onunla dinleyen vb. onunla yaşayan bir varlık olur.
Bu şekilde yaşayan nice değerler, kıymetler vardır.
Hz. Aişe'nin "Onun ahlakı Kuran'dı." dediği Hz. Muhammed (A.s) da bu değerlerin sonuncusudur.
Bu değerleri örnek alıp onlar gibi yaşamak da mümkündür.
Şimdi hayatımızın bizzat içinde dediğimiz bu değerler hem beden ve hem de ruh olarak mı içimizdeler yoksa sadece ruh olarak ya da sadece beden olarak mı?" diye cümlemi devam ettiriyordum ki,
katılımcılardan biri, "Hocam örnek almanın da mı insancası oluyor yani?" diye sorunca can alıcı noktaya dikkat çektiğimi anlamanın mutluluğu ile "evet" dedim sonrasında da,
"Sadece ruh olarak örnek aldığımızda bu örnekliliği ruhanileştirir, sadece beden olarak örnek alırsak da bu örnekliliği cismanileştiririz." dedim.
Bu sözümden sonra birçok katılımcı mırıldanmaya başladı. İçlerinden biri, "Şimdi anladım. Peygamberleri sadece ruhani yönü ile örnek alıyor ve ruhanileştiriyor ya da cismani yönü ile örnekliyor ve cismanileştiriyoruz. Bu da insanca bir örnek alış olmuyor." dedi.
Sadece tebessüm ederek "evet" dedim.
"Şimdi düşünme zamanı." diyerek sözlerime şöyle devam ettim.
"İçimizde çok derinlere sakladığımız bu değerler dilimize 'sevgi' ifadesi olarak çıkmazsa, beynimize 'iyi niyet' ve kalbimize 'güven' vb. olarak çıkmıyorsa o zaman yeterince örnek almış olabilir miyiz aslında o değerleri?" diye sordum.
Bütün katılımcılar derinden düşünmeye başladılar.
İçlerinden biri "Belki de çok derinlere hapsedildiğinden ya da göklere çıkarıldığından gün yüzüne çıkarılamıyor." deyince bütün katılımcılar tebessüm ettiler.
"Bu değerlerin günde 100 defa estağfirullah demesinden işlerimizdeki yanlışlarımıza sahip çıkıp onları düzeltmemiz gerektiği mesajını çıkarmalıyız yani.
Günde 100 defa elhamdülillah demesinden güzellikleri görüp teşekkür etme ve onlarla bütünleşme gereğini çıkarmalıyız.
'Selamı aranızda yayın' ifadesinden her işin önünde de arkasında da dürüst olup ilkeli davranın mesajı çıkarmalıyız..." dedim.
Bütün katılımcılar sözlerimdeki temel mesajı çok iyi anlamışlardı. Teşekkür ettiler.
Hayatımı yoluna adadığım, yolunu yolum edindiğim hayat yolculuğumu örnekliliği ile aydınlattığım Peygamberime bir sevgi ve saygı ifadesi olarak siz değerli dostlarıma da bir hediye olarak bu yazıyı sunmaktan onur duyuyorum. (R. Varol)