Cehaletin karanlığını ortadan kaldırma gayreti içinde olan çok değerli arkadaşlarımın arzuları çerçevesinde, bu gün Cehalet kavramı ile ilgili bir yazı paylaşacağım.
02.12.2014 11:38
Eğitim
Ramazan VAROL

Cehaletin karanlığını ortadan kaldırma gayreti içinde olan çok değerli arkadaşlarımın arzuları çerçevesinde, bu gün Cehalet kavramı ile ilgili bir yazı paylaşacağım.

Cehaletin karanlığını ortadan kaldırma gayreti içinde olan çok değerli arkadaşlarımın arzuları çerçevesinde, bu gün Cehalet kavramı ile ilgili bir yazı paylaşacağım.
Bu hayatı yaşarken anladım ki, 
"Cehalet sorumluluklarla alakalı algı probleminin ana kaynağı imiş.
Bir insanın sadece arkadaşlığının değil aynı zamanda arkadaş kalmanın ve bunu dostluğa dönüştürmenin de en büyük engeli imiş.
Cehalet belki de yaşarken yaşadıklarının tamamen yok olup gitmesine neden olan en önemli vefasızlık kaynağı imiş.
Saygısızlığın, kabalığın, görgüsüzlük ve ukalalığın en önemli sebebi iken belki de kibrin de sebebiymiş.
Aslında cehalet kendini bilmiş zannedip bilen ve bilgi kaynaklı yaşayan başkalarını yargılamanın da sebebi imiş.
Cehalet sabırsızca ışık yakıp aydınlığa kavuşmadan karanlıkta bir şeyler ararken feryat edip çirkin sesler çıkarmanın da adı imiş.
Aç gözlü ama cimri, şaki ama herkesten teşekkür bekleyen insanların da ta kendisiymiş.
Öğrendim ki,
Cehalet önünü göremeyecek kadar karanlıkta olmanın dolayısıyla kendi yararına hareket ediyormuş zannı ile herkesi zarara sürüklemenin de ta kendisi imiş.
Kendini ve evreni tanımanın önündeki en büyük engel imiş.
Cehalet bu hayatı yaşarken yanlışlıkla paylaştıklarıyla birlikte hayatı öldürmeye çalışan kimsenin yaptıkları imiş.
Yapılan iyilik ve güzelliklere, fedakarlıklara karşı kulak tıkayıp göz kapatmanın sonra da nasıl olsa kimse görüp duymadı demenin göstergesi imiş.
Cehalet hayatı yaşarken birileri bilsin, duysun ve taktir etsin diye beklenti içine girmenin ta kendisi imiş.
Yaşadıklarının başkaları için olduğunu zannetmekmiş.
Kendi yaşamını değil başkalarının yaşamını konuşmanın adı imiş.
Cehalet yaşadığı şeylerin içinden sevgiyi, şükrü, özrü ve merhameti yok etmekmiş.
Karanlıkta olması sebebi ile önünü göremediği için sürekli başkalarına çarpıp duran insanın yaptıkları imiş.
Sevgi, şükür ve rahmet duası ile paylaşıyorum.(R. Varol)