Bazı insanların yanında nefessiz kaldığını ve bu yüzden aşırı rahatsız olduğunu söyleyen bir arkadaş gelmişti ziyaretime.
24.11.2014 13:19
Eğitim
Ramazan VAROL

Bazı insanların yanında nefessiz kaldığını ve bu yüzden aşırı rahatsız olduğunu söyleyen bir arkadaş gelmişti ziyaretime.

Bazı insanların yanında nefessiz kaldığını ve bu yüzden aşırı rahatsız olduğunu söyleyen bir arkadaş gelmişti ziyaretime.
Yaşadıkları yüzünden oldukça ürkek ve tedirgindi.
Anlattıklarını dikkatle dinledikten sonra,
"Nasıl ki oksijeni olmayan kirli yerlerde insan nefes almak için zorlanır ve temiz bir hava ortamını tercih ederse kirli düşünen kişilerin yanında da insanlar rahatsız olur ve huzur bulacakları yerin özlemini yaşarlar." dedim. Sonra da,
"Konuşulan sözlerin kirliliği hem ortamı hem de muhataplarının saygınlıklarını rencide eder. Dolayısıyla dinlemede kalanları da kirletir. 
Kirlenen ağız temiz cümleler çıkaramaz. Kirlenen kulak da temiz cümleler duyamaz.
O halde temiz olana layık olmak temizlenmeyi gerektirir." dedim.
Bu sözlerimden sonra, "O halde temiz ortamlar oluşturmak için önce kendi içimizi temiz tutmalıyız. Bunu anladım. Temiz ortamların kalıcı olması için de o ortamlara reyting yaptırmalı onlara sahip çıkmalıyız." deyince,
"Tabii ki." dedim sonra da,
"Nice sevgiye aç kalpler vardır. Arzuladığı özlemini yaşadığı sevgiyi hissettiği yerden kendisine doğru hafif bir rüzgar esmesi dahi sevginin kokusunu getirir. 
Sonra da rüzgara özlem başlar özlemini çektiği o duyguya ulaşmak adına.
Bu özlem dahi aslında o sevgi açlığını gideren bir durumsa aslı nasıl olur? sorusunun cevabına odaklandığında dikkatler o yönde enerjiye döner. Sonra sevgi ortamlarının önemi anlaşılmaya başlar.
Sevginin sesini, kokusunu, tadını, dokusunu, rengini vb. her yönüyle anlamak ve yaşamak istersin.
İşte önce bu ortamı kendi içinde yaşayıp ev sahibi olarak diğer bedenleri misafir etmeye hazır olmalı insan. 
Bu hazır oluş süreci o ortamların özlemlerini artırdığı gibi sayılarını da çoğaltacak ve sevgisiz hiç bir ortamı bırakmayacaktır." dedim.
Bu söz sonrasında arkadaş, "Şimdi daha iyi anladım. Önce kendi düşüncelerimizi kir ve pisten temizlemeli ve tertemiz düşüncelere ve duygulara kapı aralamalı." deyince,
"Evet. Sevgi açlığı doydukça biten değil insanın sağlıklı ve mutlu yaşaması için bir ömür boyu gerekli olan temel bir gıda gibidir. 
Sevgi açlığı mutlu yaşamı engeller. Bu açlığı tertemiz düşüncelerle gidermek ise insanı olabildiğince mutlu eder." dedim.
Bütün yaşadığımız ortamları sevgi ile doldurmak adına bütün arkadaşlarıma sevgi ile paylaşmak istedim.(R. Varol)