Hayatı ve insanları tanımanın önemini konu edinen bir seminer çalışmasında idik.
11.11.2014 17:53
Eğitim
Ramazan VAROL

Hayatı ve insanları tanımanın önemini konu edinen bir seminer çalışmasında idik.

Hayatı ve insanları tanımanın önemini konu edinen bir seminer çalışmasında idik.
Bu hayatı insanca yaşama sorumluluğunu paylaşan insanlar olarak bazen hayatı bazen insanları mazeret gösterip hayatı nasıl da insanca yaşama fırsatını kaçırdığımızı düşünüyordum.
İşte tam da bu kısımda hitap ettiğim insanlara yönelerek,
"Hayatı uzun mesafeli bir koşuya benzetelim.
Hayata yani uzun mesafeli koşuya başlarken öncelikli ve asıl olan koşma ahlakını biliyor olmaktır.
Bu ahlak ve edeple koşuya başlayan insan aynı zamanda neden koştuğunu, yolun ne olduğunu ona nasıl bir anlam yüklemesi gerektiğini, bu anlamda yolun nasıl olduğunu, yolda karşılaşabileceği şeyleri, yolun rotasını, o yolun koşucularını, onları tanımanın ve onlarla birlikte nasıl koşulacağını öğrenmenin önemini, yolda nerelerde mola verip kimlerle yardımlaşabileceğini, yolda hangi çizginin önemli olduğunu ve yanlışlıkla yoldan çıktığında nasıl bir tavır takınacağını, bu yol boyu bütün bu konularla alakalı bir haritasının olup olmadığını ve kimden fikir alıp yararlanabileceğini mutlaka gözden geçirmesi gerekir" dedim. Sonra da,
"Uzun mesafeli koşuya benzettiğimiz hayat içinde aldığımız sorumlulukları da zaman zaman girdiğimiz müsabakalara benzetebiliriz.
Bu müsabakaların aslında bizi asıl müsabakaya hazırladığını düşündüğümüzde bu müsabakalarda göstereceğimiz performansın önemi de ortaya çıkacaktır." dedim.
Bu sözlerden sonra, katılımcılardan biri,
"Müsabakalar yani aldığımız sorumluluklar bizi asıl hayat koşusuna hazırlıyorsa belirleyeceğimiz stratejiler de oldukça önem taşıyor olsa gerek." deyince,
"Tabii ki." dedim ve ekledim,
"Her sorumluluğun da kendi içinde bir mesafesi vardır. Uzun mesafeli sorumluluklarda yüz metre mesafeli koşular gibi hızlı deparla başlamak insanı o sorumlulukla alakalı yolda bırakabilir. Bu durumun etkisi de diğer asıl hayat koşusuna zarar verebilir.
Bu yüzden insan nerede hızlanacağını nerede yavaşlayacağını ve nerede dinleneceğini belirlemelidir."
Bu söz üzerine "ya diğer faktörler..." diye bir soru gelince katılımcılardan,
"Hayat yolculuğunun bütün stratejilerini oluşturmuş insan için bunlar teferruat olacaktır." dedikten sonra,
"Koşu sonrasında ulaşacağı şeyi bilen insan için bu yolda düşüp kalkmalar onu hedefine gitmekten yıldırmayacağı gibi koşuya birlikte başladıkları çevresindeki koşucuların yoldan çıkmaları ya da yarışı terk etmeleri hatta hileli tutumları bile onu asla yıldırmaz.
Yolda koşmayı bırakıp sadece seyirci olmayı tercih edenlerin ise asıl hedefe ulaşma gayretini engelleyemez." dedim.
Bu minvalde devam eden konuşma seyrimiz katılımcıları oldukça düşündürüp mutlu etti.
Hayat yolculuğunda süreç gereği yol arkadaşı olmuş olduğum bütün yol arkadaşlarıma sevgi ile paylaşıyorum.(R. Varol)