Çocuklarıyla alakalı aşırı düzeyde şikayette bulunan bir hanımefendi gelmişti ziyaretime.
10.11.2014 15:25
Eğitim
Ramazan VAROL

Çocuklarıyla alakalı aşırı düzeyde şikayette bulunan bir hanımefendi gelmişti ziyaretime.

Çocuklarıyla alakalı aşırı düzeyde şikayette bulunan bir hanımefendi gelmişti ziyaretime.
Anlatımlarının kızgınlığı ve keskinliğinden yaşanan olaylardan ne kadar çok etkilendiği açık ve net olarak anlaşılabiliyordu.
Kendisini dikkatle dinledikten sonra,
"Yaşanan olaylara sadece o anki olay çerçevesinden baktığınızda o olayı büyütür ve o olayı şahıs ile özdeşleştirdiğiniz için olay çözümsüz hale gelir.
Yaşanan olayların büyük remine bakıp o olaydan neler öğrenebilir ve bu olayı büyük resme nasıl katkı verir hale getirebiliriz? sorusunun cevabına odaklanmak ise bizi çözüme götürür." dedim. Sonra da,
"Yaşanan olaylar karşısında şikayet etmek, yaşanan olayın içine girip davranışı yapanı da o davranışa muhatap olanı da olayın içinde boğmak anlamına gelir. Yaşanan olay çözümsüz kaldığı gibi siz de o olay aracılığı ile çözümsüz hale gelirsiniz." dedim.
Sözlerimi dikkatle dinleyen hanımefendi,
"Yani hocam, olaylar karşısında şikayetçi bir tavır takınmak kendini de muhatabını da yok edip o yaşanan olayı yaşatmak anlamına mı geliyor?" diye sorunca,
"Evet. Tam olarak öyle." dedim ve,
"Hani gün sonunda, 'bu gün Allah için ne yaptın?' sorusuna muhatap olmamızı isteyen ecdadımız aynı zamanda gün başında da sadece bu gün Allah için neler yapabilirim? sorusu ile hayatımızda yaşayacağımız ve yaşadığımız şeylerin bizi hayat boyu iyiye güzele teşvik eden kısmı ile meşgul olmamıza işaret ediyorlardı. Ne dersiniz?" dedim.
Bu sözüm üzerine hanımefendi,
"Şimdi daha iyi anladım hocam. Gün başında her sorumluluğum için de aynı olmak üzere sorumlulukları bizzat kişilerin kendi şahsına bırakarak gün başında, 'Bu gün Annelik sorumluluğumla ilgili Allah için neler yapacağım?' sorusunun cevabına odaklanmam gerekiyor.
Gün sonunda da, 'Bu gün annelik sorumluluğumla ilgili olarak Allah için neler yaptım?' sorusunun cevabına dikkatimi vermem lazım." deyince,
"Şimdi oldu. Bu tavır seni annelik sorumluluğunda geliştirdiği gibi evladını da o dikkati verilen konuda kişilik sahibi yapar." dedim. Sonra da,
"Sorumluluklarımızda izlediğimiz tavırlar bizi dünya ve ahiret saadetine götürdüğü gibi bunları yok etmemize de aracı olabilir. Bu yüzden şükür dili kullanılacak alanlar ve davranışlar bulmamız gerekir." dedim.
Çok memnun ve mutlu olarak ayrıldı yanımdan.
Bütün sorumluklarını birer cennet fırsatı bilen arkadaşlarıma 'ya bu fırsatı değerlendirin ya da cehennem sebebi olmasına fırsat vermeden bırakın.' diyerek sevgi ile paylaşıyorum.(R. Varol)