Bu gün, eşine, işine, çocuğuna, ana babasına, makamına, mal mülk ve parasına, güzelliğine, bilgisine, ibadetine, nesebine vb. yaslanan insanları düşündüm.
18.10.2014 15:57
Eğitim
Ramazan VAROL

Bu gün, eşine, işine, çocuğuna, ana babasına, makamına, mal mülk ve parasına, güzelliğine, bilgisine, ibadetine, nesebine vb. yaslanan insanları düşündüm.

Bu gün, eşine, işine, çocuğuna, ana babasına, makamına, mal mülk ve parasına, güzelliğine, bilgisine, ibadetine, nesebine vb. yaslanan insanları düşündüm.
Sonra da adanmak ve kurban olmak kavramlarına odaklandım.
Yakın olmak, yaklaşmak ya da yakın olmak amacıyla bir şeyler yapmak vb. anlamlarına gelen bu kavramların şu günlerde çok iyi kavranması gerektiğini fark ettim.
Bu farkındalığımı sizlerle de paylaşmak adına, düşünmenizi rica ediyorum.
Her gün düzenli olarak gittiği işini sürekli birilerinin başına kakıç unsuru olarak kullanıp ilgi bekleyen insanlar vardır. 
Neye ve kime adanmışlardır sizce? Ya da kime kurbandırlar veya işini kime ya da neye kurban ediyorlar?
Evde yaptığı işlerini birilerine şikayet unsuru olarak gösteren ve bu sayede ilgi görmek isteyen insanlar vardır. 
Sizce bu şahıslar kime ve neye adanmışlardır? Ya da evde yaptığı, emek verdiği o güzelim işleri kime ya da neye kurban ediyorlar? 
Çocukları, anne babaları, arkadaşları, komşuları vb. için yaptıkları iyilik ve güzellikleri birilerinin taktirini, sevgisi ya da ilgisini, üç kuruşunu vb. kazanmak adına yapan insanlar vardır. 
Gerçekten de bu konuda samimi iseler emin olsunlar ki, amaçlarına ve isteklerine kavuşacaklardır.
Amaçları bütün bu yapılanları Allah'a yakın olmak onun ilkeleri ile donanıp onun hep yanında olmak sonrasında da ahirette de onun yakınında olmak için ise işte emin olsunlar ki, onlar da amaçlarına ulaşacaklardır.
"Mallarını ve canlarını cennet karşılığında adayan, kurban eden insanlar vardır." (Tevbe, 111) ayetini düşündüm. 
Sonra da "Üç beş kuruş menfaat karşılığında Allah'ın rızasını değişenleri, kurban edenleri" (Bakara, 79) anlatan ayetleri düşündüm.
Gerçekten de tüylerimi diken diken eden bu ayetler karşısında durup bir daha düşündüm.
Yapacağınız işleri hem Allah'a yakın olmak için yaptığını söyleyecek hem de başkalarının ilgi ve alakalarını bekleyeceksiniz. 
Bu nasıl bir muhasebe acaba dedim kendi kendime.
Bir işi ebedileştiren şey içindeki amaçlarıdır. 
O halde amaçlarımızı ter temiz kılmalıyız aslında.
Bu anlamda, "Sizin ne mallarınız, ne canlarınız, ne de kanlarınız Allah'a ulaşır. 
Sizin sadece samimiyetiniz ulaşır bize."(Hac, 37) ayeti zaten nihai sözü söylemiş dedim sonra da.
Bu gün "Hayatınızı neye, kime kurban ediyorsunuz?" sorusunun cevabına odaklanmanızı rica ediyorum.
Sadece bir hayvan kesmek değildir Kurban.
Kurban yakın olmak amacıyla yapılan her eylemin adıdır.
Bu eylem evinizde yıkadığınız çamaşır, bulaşık, yaptığınız yemek, ütü, temizlik vb. işler olabileceği gibi çocuklarınız için yaptığınız emek, gayret, eş ve dostunuza yaptığınız ikram ve fedakarlıklardır... 
O halde Kurbanınız Allah'a olunca bir anlam taşır. Yoksa birilerine yakın olmaktan öte gitmeyen şeylerin gerçekten de Kurban ibadeti olmayacaktır. Sadece adına kurban dedikleri bir kültür olarak, aslını yitirmiş gelenek olma özelliği taşıyacaktır. 
O halde kime yakın iseniz onunlasınız demektir.
Şunu da iyi bilin ki,
Bayramlar her zaman mübarek yani bereketlidir. 
Kurbanınızın içini de samimiyet ve Allah rızası ile doldurun ki, kurbanınız da mübarek yani bereketli olsun.
Bu anlamda bütün arkadaşlarımın Mübarek bayramlarına kurbanları ile de bereketlenip bereket katmalarını dileyerek sevgi ile paylaşıyorum.(R. Varol)