Konuşmalarının büyük bölümünde 'Yalan dünya işte ne yaparsın?" gibi sözleri hiç tükenmeyen bir arkadaş ile konuşuyorduk.
24.10.2015 13:28
Eğitim
Ramazan VAROL

Konuşmalarının büyük bölümünde 'Yalan dünya işte ne yaparsın?

Konuşmalarının büyük bölümünde 'Yalan dünya işte ne yaparsın?" gibi sözleri hiç tükenmeyen bir arkadaş ile konuşuyorduk.
Söylediği sözlerin içinin ne kadar dolu olduğunu fark etmek ve bir şeyleri de fark ettirmek adına,
"Yalan Dünya" diye adlandırdığımız şu dünyanın yalanlarına gerçekten "Yalan" olarak bakabilseydik,
Hiç yaptığımız işlerin yalanlarla dolmasına fırsat verir miydik?
Bir gün yalan olacağına emin olduğumuz bu kadar yalan işle meşgul olur muyduk?
Tamamen yok olacak şeylere bu kadar çabayla sarılır mıydık?
Şimdi de bu dünya ya "Gerçek Dünya" deseydik,
Şu sarılmamızın daha ötesinde ne kadar sarılırdık?
Daha fazla gerçek olarak ne kadar meşguliyet oluştururduk?
Şimdi gerçekleri düşünme zamanı...
Bu gün ve şu an gerçek.
Dün için yaptığım şeyler tükendi. Dün için gerçek olan sadece bu gün dün yaptıklarımın bana kazandıracağı şeyleri hesap etmek.
Yarın şu an bana daha olmamış olan bir zaman. 
Yarın için olabilecek gerçek sadece bu gün yarın için neler istediğimi hesaplayıp ona bu gün ne yaptığım.
Siz bana yalansınız ben de size. 
Sadece bana yaptıklarınız ve benim sizin için yaptıklarım gerçek." dedim.
Bu sözlerim üzerine arkadaş, "Evet. Aslında yalan diye söylem haline getirdiklerimizi gerçek olarak algılasaydık ya da gerçekten yalan olarak görseydik durum çok farklı olurdu yaşamımızda." dedi.
Hayatı gerçek olan kısmı ile değerlendirmeniz dileği ile sevgi ile paylaşıyorum. (R. Varol)