Hayatı ve bu hayatta yaşananları bomboş olarak algılayan bir arkadaş ile konuşuyordum.
16.10.2015 16:18
Eğitim
Ramazan VAROL

Hayatı ve bu hayatta yaşananları bomboş olarak algılayan bir arkadaş ile konuşuyordum.

Hayatı ve bu hayatta yaşananları bomboş olarak algılayan bir arkadaş ile konuşuyordum.
Oldukça yılgın ve umutsuz konuşmalarını sürecine saygı ile dinledikten sonra,
"Evrende var olan hiç bir şey boş ve anlamsız olmadığı gibi yaşanan hiç bir şey de boş ve anlamsız değildir." Diye başladım sözlerime. Sonra da,
"Var olan ya da yaşanan şeyleri boş ve anlamsız hale getiren bizzat onun muhataplarıdır." dedim.
Bu sözlerimi biraz anlamakta zorlandığını ifade eden bir bakışta görüncearkadaşa,
"Evrende var olan her şey ve yaşanan her olay muhatapları için sanki askıda bir gelişim mesajı gibidir. 
Bu durum tamamen bütün evren için yarar amaçlı iken bunu amacından saptırıp yararsız ya da tamamen zararlı hale getirmek muhataplarının niteliği ile alakalıdır.
Var olanı ya da yaşananı güzel de çirkin de görünse askıdan amacına uygun almak bizzat muhatabının sorumluluğudur.
Kim bu duruma muhatabına zarar verecek şekilde müdahale ederse askıdaki mesaja hırsızlık ve ihanet etmiş olur.
Bu da O mesajın gerçek sahibi olan Allah'a ihanet olabilir.
Bizzat muhatabının sorumluluğunda olan mesajlar asla tesadüf kabul etmedikleri gibi boşluk da kaldırmazlar.
Bu yüzden ya mesaj bizzat muhatabının kendi inisiyatifine bırakılmalı ya da mesajın gerçek amacı çok iyi biliniyorsa o mesajın anlaşılması konusunda muhatabına yarar sağlayacak katkı ortaya konmalıdır. 
Bunun dışındaki her tutum kişinin 'Hayır'larının içini doldurmalı ve sınırlarını belirleyecek bir değerlendirme içine girilmelidir." dedim.
Bu sözlerim üzerine arkadaş oldukça derinden düşünerek,
"Hiç bu açıdan düşünmemiştim. Şimdi anladım. Her varlık ve her yaşanan olay muhatabı için yararlı bir mesaj taşır. Muhatapları da bu mesajı ancak kendi süreçleri nispetinde alabilir. Alınamayan mesajlar o mesajı alabileceği sürece, olgunluğa ulaşana kadar askıda bekler. 
Bu mesajın muhatapları dışındaki kişilerin bu askıdaki mesajı çalıp doğru ya da eğri bir şekilde kendisine mal etmeye çalışması doğru olmadığı gibi en büyük eğridir." deyince çok mutlu oldum çünkü verilmesi gereken ana mesaj anlaşılmıştı. Ben de teşekkür etmekle yetindim.
Hayatını yaşarken muhatap olduğu her şeyi kendine özgü bir değer ile algılama çabası güden ve bu konuda kendi sürecini geliştiren insanlardan olmanız dileği ile sevgi ile paylaşıyorum. (R. Varol)