Şahsına yapılan nankörlükler yüzünden kendine olan güvenini kaybetmiş olan bir arkadaş gelmişti ziyaretime.
16.10.2015 16:17
Eğitim
Ramazan VAROL

Şahsına yapılan nankörlükler yüzünden kendine olan güvenini kaybetmiş olan bir arkadaş gelmişti ziyaretime.

Şahsına yapılan nankörlükler yüzünden kendine olan güvenini kaybetmiş olan bir arkadaş gelmişti ziyaretime.
Arkadaşlarının, yakınlarının vefasızlıklarını anlatıyor ve olabildiğince de üzülüyordu.
Kendisini dikkatle dinledikten sonra,
"İnsan yaşıyor dururken kendisini yaratan ve yaşatana özür ve şükür yoksunu olmaktır asıl vefasızlık." dedim. Sonra da,
"Vefasızlık sadece kendisine yapılan iyilikleri, güzellikleri görememek değil belki de kendisinin vefasızlığını fark edememektir.
Nankörlük sadece kendisine emanet ile lütfedilen bütün nimeti kendisinin sahibi olduğunu zannetmesi ve bu şekilde bir tasarrufa gitmesidir.
Bu anlamda asıl cehalet kişinin bilgisizliği değil bu bilgisizliğini fark edememesidir.
Asıl hata kişinin yaptığı yanlış değil o yanlışı fark edememesidir. 
O zaman asıl vefasızlık yapılan nankörlük değil bu nankörlüğü fark edememektir." dedim.
Bu sözlerimden sonra oldukça dikkat kesilen ve derinlerden düşünen arkadaş,
"Şimdi anladım hocam. Yapılan her iş sahibinindir. Asıl olan İş bilmek değil işin değerini bilmektir. Sonrasında da onu o değerde yürütmektir." deyince çok mutlu oldum ve,
"Değeri fark etmek insanı değerli kılarken değere verilen değersiz bakışı fark etmek de insanı değersizleştirip güveni yok eder." dedim.
Hayatı yaşarken kendisine yapılan iyiliği, güzelliği fark edip o iyilik ve güzelliği öne çıkarmak vefa iken yapılan iyiliği ve güzelliği zaten benim hakkımdı diyerek kendine mal edip onun sahibi gibi davranıp şımarmak ise nankörlüktür.
Bütün arkadaşlarıma arkadaşlık vefası ile sevgi ile paylaşıyorum. (R. Varol)