Bu gün yeni bir eğitim öğretim yılının başlangıcı olarak bir hediye olması dileği ile bütün eğitime gönül vermiş dostlarıma bir yazı yazmak istedim.
03.10.2015 15:45
Eğitim
Ramazan VAROL

Bu gün yeni bir eğitim öğretim yılının başlangıcı olarak bir hediye olması dileği ile bütün eğitime gönül vermiş dostlarıma bir yazı yazmak istedim.

Bu gün yeni bir eğitim öğretim yılının başlangıcı olarak bir hediye olması dileği ile bütün eğitime gönül vermiş dostlarıma bir yazı yazmak istedim.
"Öğrenmeye hazır olan bir insan için karşısına çıkan her olay bir öğrenme konusudur. Aynı zamanda da her ne olursa olsun bir öğretmendir.
O halde öğrenme aslında öğrenmeye hazır oluş süreci ile başlar.
İstek ya da merak uyandırmak, ihtiyaç hissettirmek, her konuyla ilgili öğrenilecek çok şeyin olduğunu fark ettirmek vb. ile başlayan öğrenme sadece bilgiyi ezberletmek demek asla değildir.
Öğrenme ve öğretme başlı başına en önemli sorumluluklardandır. Dolayısıyla bu sorumluluklar asla verilmeyi değil alınmayı hak ederler. 
Yani öğrenme ve öğretme sorumluluğu bir kişiye asla zorla verilemez. Bilakis bu sorumluluğu alması konusunda yüreklendirilebilir ki bu da motivasyondur. 
Bu anlamda bir araba için yakıt ne ise bir insanın öğrenme ve öğretmesi için de motivasyon odur. 
O halde bizim literatürümüzde dua, şükür ve sabrı tavsiye olarak da adlandırılan motivasyon aslında hiç bitmemesi gereken bitince doldurulması zorunlu bir insan yakıtıdır.
Allah'ın yarattığı her şey bir bilgi kaynağıdır. O halde öğrenmek ve öğretmek isteyen için malzeme çoktur. 
Bu yüzden bir öğretmenin öğrencisine bilgiyi zorla vermeye çalışması aslında güzel bir ikramdır. Bununla beraber bu ikramın kabulü ve kalitesi onu verme şekli ve verirken de verdikten sonra da takınılan tavırdır.
O halde "Ya öğrenen, ya öğreten ya da öğrenen ve öğretene destek olan ol. Dördüncüsü olma helak olursun." Peygamberi uyarı bu konuda ne kadar da anlamlıdır.
Bir olay karşısında eğer o konuyu iyi bilen biri varsa edep ile sus ve bilgiye verdiğin ahlak ile dinleyerek öğrenen ol. 
Karşındaki kişinin cömertliğini şükür ile destekle ki bilgiyi verme cömertliğini ve motivasyonunu artırsın.
O konuda en iyi bilen gerçekten sen isen o zaman verdiğin bilginin ve bilgiye muhatap olan kişilerin değerini öne çıkar. Sonra da büyük bir edep ile o bilgiyi anlat. o bilgiye tok olabilecek kişileri de düşünerek cömertliğini iyi kullan ve bu bilginin farklılığını ortaya koyarak merak uyandır ve tadına baktır ki öğrenme motivasyonu artsın ve daha da öğrenme ihtiyacı hissetsin.
Bilgiyi verirken tutunduğun tavır bilginin alınış kalitesini artırdığı gibi sürekliliğini de artıracaktır. Motivasyonu canlı tutacaktır.
İster bilen ve öğretme sorumluluğunu üzerine alan olarak istersen de bilmeyip öğrenme sorumluluğunu üzerine alan olarak yapman gereken en önemli sorumluluk her iki durumda da öğrenmenin gerçekleşmesini sağlama kolaylığı gösterme samimiyetin ve gayretindir.
Bilginin her biri bizler için Allah'ın evrende yarattığı altın, elmas, zümrüt, gümüş, bakır, bronz, bor vb. bütün madenler gibi birer değerdir. Önemli olan bu değerleri karşı tarafın yararlanacağı hale gelene kadar işlemeyi becerebilmektir.
Başka bir açıdan bakarsak bilginin her biri farklı cinste tohumlar gibidir. Önemli olan onları yetiştirip ürün verecek duruma getirme işlevini sağlayıp o tadı tattırabilmektir. 
Hayatını öğrenme, öğretme ve öğrenme ve öğretmenin gerçekleşmesi konusunda gayret sarf edip destek olmaya adayan değerli meslektaşlarım ve bu uğurda yol alan kıymetli öğrencilerime yeni eğitim öğretim yılına bir hayır dileği olarak sevgiyle paylaşmak istedim.(R. Varol)