Konuşmaları içinde kendisini bulamadığım ama bir çok kişinin ismini ve işlerini, davranışlarını yakaladığım bir konuşanla muhatap oluyordum.
03.10.2015 15:36
Eğitim
Ramazan VAROL

Konuşmaları içinde kendisini bulamadığım ama bir çok kişinin ismini ve işlerini, davranışlarını yakaladığım bir konuşanla muhatap oluyordum.

Konuşmaları içinde kendisini bulamadığım ama bir çok kişinin ismini ve işlerini, davranışlarını yakaladığım bir konuşanla muhatap oluyordum.
Konuştukça kendini küçülttüğünü ve yok etmeye çalıştığını fark etmiyordu bile.
O kadar ağır hakaretlerle dolu şeyler söylüyordu ki, evrendeki varlıkların her birinin utandığını düşünmeye başlamıştım.
Nezaketle dinledikten sonra yapması gereken asıl sorumlulukları yerine getirememenin suçluluğu ile kıvrandığının farkına varıp kendisine fark ettirmek adına,
"Kendi kazancının hesabını yapmaya zaman ayırmayanlar bir süre sonra başkalarının kazancının hesabını yapmaya başlarlar." dedim. Sonra da,
"Hiç bir kazancı olmayan ya da neyi neden ve nasıl kazandığını bilmeyenlerin kazanç hesabından ne haberleri olabilir?
O halde zaman zaman hayata neden geldiğini ve bu hayata geldiğinden bu yana ona neler kazandırdığının hesabını yapmayanlar bir süre sonra kazancından nemalandıkları kişilerin kazançlarının hesaplarını sorgulamaya başlarlar." dedim. Dikkatle beni dinlediğini de fark edince, 
"Lütfen birazcık düşünün. Hayalinde hatta duasında dahi başkalarının kazancı ile nemalandıklarını hesap edenlerin edep hesabında bulunmaları ne kadar abes bir iştir. Bilakis bu durum hırsızlık ve mütecavizlikte ne kadar ihtisas yapmış olduklarını göstermez mi?
Eşliğinde, arkadaşlığında, iş hayatında vb. yaşam sorumluluklarında kendi davranışlarını gözden geçirmeyenler asla nitelikli davranışlara ulaşamadıkları gibi o sorumluluğun muhataplarını da bir çok sıkıntıya sokarlar." dedim.
Uzun bir süre sessizlik oldu. Bu sessizliğin ardından,
"Bu açıdan düşündüğümüzde insanlar ya hayatları boyu evrene geliş amaçlarını her daim hatırlar sonra da şu an o amacın neresinde durduklarını hesap ederler ya da bom boş oturup amacını gerçekleştirme çabası güdenlerin koşuşları ya da yürüyüşleriyle uğraşırlar." dedim.
Bütün bu sözlerimden sonra arkadaş,
"Gerçekten de sözleriniz şahsıma ağır gelse de ne kadar büyük bir yanlışın hatta ateşin içinde olduğumu fark ettirdi. Teşekkür ederim." dedi. Sonra da,
"Artık sadece bu hayatı yaşarken kimseye haddini bilmeye, ya da birilerine bir şeyler öğretmeye ya da bir şeyleri ya da birilerini teftiş etmeye ve dolayısıyla tecessüs içine girmeye değil sadece yaşanan her olaydan yapılan her davranıştan bir şeyler öğrenmeye çalışacağım. Hayatımın temel felsefesi bu olacak." deyince o kadar mutlu oldum ki, ne diyeceğimi dahi bilemedim.
Bu hayatı yaşarken varlığınızın bir göstergesi olan almış olduğunuz bütün sorumluluklarınızda söylediğiniz her sözü, yaptığınız her davranışı AHRETLİĞİNİZ olarak düşünmeniz dileği ile sevgi ile paylaşıyorum. (R. Varol)