Evrensel Doğrular
15.09.2015 13:00
Eğitim
Ramazan VAROL

Evrensel Doğrular

Eşini bir türlü kendi istediği bir kişilik haline getiremediğini söyleyen bir arkadaş gelmişti ziyaretime.
Rahatsız olduğu bütün davranışlarını konu ediniyor ve tamamen gündemini bu tür şikayetler oluşturuyordu.
Kendisini dikkatle dinledikten sonra eşini kendisi yapmak istediğinden emin olduğum arkadaşa,
"Allah her insanı kendi şahsına münhasır bir şekilde tek olarak yaratır.
Kulunun bu tekliğini bütün evrene bizzat kendi hediyesi olarak emanet eder. Bu anlamda evreni de bu tekliği koruması için gerekli bütün donanımlarla bezer." diye başladım sözlerime. Dikkatinin tamamen bende olduğunu fark edince de,
"Şu halde bir insan ile iletişime geçerken Allah hediyesi ile muhatap olmanız anlamına geldiğini bilmeniz gerekir.
Bu hediye iletişim anında her muhatap için bir elçi pozüsyonundadır. 
Ne yaşanırsa yaşansın her iki taraf da askıda duran bu hediyeyi iletişim süresince emanette tutarlar. 
İletişim sonrasında bu Allah hediyesi alınır ya da kaybedilir. Hatta daha da ileri gidersek İletişim birliktelik sonrasında da konuşulan sözler ve yapılan eylemlerle birlikte istendiğinde bir tohum misali yeşertilen anlamla bir ormana dönüşebilir. Yani bir ömür boyu devam edebilir bu süreç." deyince arkadaş çok etkilenmiş olmalıydı ki, gözleri açıldı ve dikkat kesilerek,
"Hocam o kadar güzel anladım ki, siz eşlik sorumluluğunun çok ciddi anlam taşıdığını söylüyorsunuz.
Yani bir insanın Allah emaneti olan tekliğini ortaya çıkarma sorumluluğunu almak olarak ifade ediyorsunuz.
Ben kendim olarak kalırsam ancak eşime kendim gibi bir eş olabilirim. Eşimin de kendisi kalması konusunda onu yüreklendirirsem ancak o zaman biz olmayı yani aile olmayı başarabiliriz." dedi.
Bu sözü duyar duymaz anlaşılmış olmanın verdiği mutluluk ile,
"Evet. Bir insan kendisi olmayı ve kendi hediyesini ortaya çıkarmayı bırakıp başkalarını daha kendisini ortaya çıkarmayı becerememişken olmamış kendisi yapmaya çalışırsa o iletişim olmamışları ortaya çıkarır.
Bu durumda biz bilincinden aile bilincinden bahsetme şansımız da kalmaz.
Bu iki kişinin dışında kalan bireyler de bu iletişimin sağlığı açısından olumlu ya da olumsuz sorumluluk alma ya da almama şansına sahiptirler." dedim.
Bu sözlerimden sonra da arkadaş yine çok etkilenmiş olarak,
"Şimdi söylediğiniz her şey bütün boşluklarımı doldurdu hocam. Önce ben eğer eş olarak sorumluluk aldım ise bu sorumluluktan vazgeçene dek eşimin eşi olduğunu bilmem gerekir. Hiç bir şekilde onun hocası, anası, babası, kardeşi, müfettişi ya da yargıcı olmadığımı sadece onun hediyesini ortaya çıkarma sorumluluğunu almış eşiyim. 
Bu sorumluluğu beceremediğim zaman onun hediyesini açmayı becerebilecek başka bir eşlik sorumluluğu alması konusunda onu serbest bırakmalıyım." dedi çok duygusallaşarak.
Bu sözler üzerine anlaşılmış olmanın verdiği onur ile sadece susmayı tercih ettim.
Hayatı yaşarken eşlik sorumluluğu almış ya da almak isteyen arkadaşlarıma yarar sağlaması ümidi ile sevgi ile paylaşmak istedim. (R. Varol)