Çok değerli danışanlarımın uzun süren bir hazırlıktan, ciddi emeklerden sonra bu gün girecekleri sınavda Allah'tan başarı dileyerek bu yazıyı kendilerinin şahsında bütün sınava girecek olan arkadaşlarıma yazmak istedim.
16.03.2015 10:13
Eğitim
Ramazan VAROL

Çok değerli danışanlarımın uzun süren bir hazırlıktan, ciddi emeklerden sonra bu gün girecekleri sınavda Allah'tan başarı dileyerek bu yazıyı kendilerinin şahsında bütün sınava girecek olan arkadaşlarıma yazmak istedim.

Çok değerli danışanlarımın uzun süren bir hazırlıktan, ciddi emeklerden sonra bu gün girecekleri sınavda Allah'tan başarı dileyerek bu yazıyı kendilerinin şahsında bütün sınava girecek olan arkadaşlarıma yazmak istedim.
Başarı ya da başarısızlık olsun her durumda "En doğrudan bilgi davranıştadır." 
Bu durumu "Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz" sözü ile ecdadımız da ne güzel ifade etmiştir.
O halde Başarıya giden yolda en önemli unsur davranışlarımızdır.
Her davranışımızın bir başlangıcı bir de sonu vardır. Davranışımızı ebedileştiren ise onlara yüklediğimiz anlamlardır.
O halde bir yol haritası çıkarsa idik ilk nereden başlardık? Sorusu ile yola çıkarsak,
Nasıl bir başarı hayal ediyorsunuz? Sorusunun cevabı ile işe başlamak en başarılı yol haritası olurdu.
Bu sorunun cevabı başarınızı tesadüfe bırakmayacak beyninize de bir hedef belirleyecektir.
Nereye gideceğini bilmeyen bir beyin dağınık ve dikkatten uzak dolayısıyla enerjisi dağınık bir işlev üstlenecektir.
Halbuki dikkat ile enerji birbiri ile doğru orantılıdır.
Bütün sorumluluklarında başarıyı bir pasta dilimi olarak algılamak ve her biri için bu sorunun cevabını vermek başarının niteliğini de farklılaştıracak ve olabildiğince artıracaktır.
Şunu iyi bilmelisiniz ki, başarı tek yönlü ve sonuç odaklı değil çok yönlü ve süreç odaklıdır. Bu anlamda her sorumluluğun ayrı bir başarı süreci vardır.
Bu hayalime, isteğime, duama ulaşmak için en basit ve en kolay olarak ne yaparak başlayabilirim? Sorusunun cevabına geçme zamanı gelmiştir artık.
Yani şunu iyi bilelim ki, her hayalin, her isteğin ya da her duanın bir edebi vardır. O da onun için en basit ne yapmaya hazırsınız? Sorusunun cevabıdır.
O halde uygulanabilir, ölçülebilir, değerlendirilmeye açık ve esnek olabildiğince basit bir eylem belirlendikten sonra adımlar atılır.
Atılan her adım ilk başlangıçta yeni yürümeye başlayan çocukların apalaması gibidir. Sürekli düş kalklar gösterebilir. 
Bu konudaki kararlılığınız sizi dimdik ayakta yürümeyi sağlayacaktır. Bunu çok iyi akılda tutmalısınız.
Bu durumda dikkatler alınan yola verilmelidir. Asla düşmelere ve yolun engebelerine değil.
Şunu da iyi bilmelisiniz ki, her düşmeden sonraki kalkışta bu düşme olayından ne öğrendiğinize odaklanmanız sizin bir sonraki düşmenizi daha kolay ve dersini de daha kaliteli hale getirecektir.
Şunu çok iyi bilin ki, gidilecek yolunuz varsa düşülecek engebeleriniz mutlaka vardır. Önemli olan bu engebeleri sizin nasıl anlamlandırdığınızdır.
Bu anlam engel şeklinde ise yolunuz her an bitebilir ve aşırı şikayetler başlayabilir. 
Bu anlam başarıya giden yolda birer eğitim birer öğrenme birer ders şeklinde ise işte o zaman durum her zaman daha ileri bir başarı olacaktır.
Bu da kişinin çalışma ahlakını belirleyecektir. 
Hayatını gerçekten buna değer diyebileceğiniz bir amaca adayıp ona giden yolda istikrar gösterirseniz yakaladığınız her adım gerçekten bir başarı olacaktır.
Ne zaman sınavların bir araç olduğunu unutup amaç haline getirirseniz o zaman başarı sürecini bitirmiş olursunuz.
Dile getirilen her sözün içinizde her çeşidinin de potansiyel olarak bulunan duygularınızdan birini ya da bir kaçını tetiklediğini hatırlayarak ihtiyacınız olan duyguya dikkatinizi verin. 
Bütün öğrencilerime, danışanlarıma ve sınava giren bütün öğrencilere başarı dileği ile sevgi ile paylaşıyorum. (R. Varol)