Aşırı konuşuyor olmaktan şikayetçiydi.
16.03.2015 10:00
Eğitim
Ramazan VAROL

Aşırı konuşuyor olmaktan şikayetçiydi.

Çok değer verdiğim bir arkadaşımın referansı ile gelen bir danışanım vardı.
Aşırı konuşuyor olmaktan şikayetçiydi. 
O kadar çok konuşuyor olduğunu söylüyordu ki, gerçekten konuşmanın israfını net olarak bende dinleyebilirsiniz diye de dürüstlük gösteriyordu.
Bu yüzden oldukça değerli dost kaybettiğini de çok üzgün bir şekilde ifade ediyordu.
Kendi kendime acaba konuşma israfı mantığını danışanıma nasıl kavratabilirim? sorusunun cevabına odaklandım.
"İnsan bir söz söylediğinde ya hayır söyler ya da şer." dedim önce. Sonra da devam ettim konuşmama,
"Ağızdan çıkan söz bazen bir vaattir. Dolayısıyla bu vaadin yerine getirilmesi gerekir. Bu amaç yerine getirilirse bu söz bir hayır, yerine getirilmezse bir şerdir.
Ağızdan çıkan söz bazen bir duadır. Duanın gereği iyi niyet ve samimiyettir. Bu amaç yerine getirilirse bir ibadet ve bir hayır, yerine getirilmezse bir israf ve şerdir.
Ağızdan çıkan söz bazen bir bilgi paylaşımıdır. Bilgi paylaşımının gereği yarar sağlamadır. Bu amaç yerine getirilirse bir ibadet ve bir hayır, yerine getirilmezse bir israf ve şer olacaktır.
Ağızdan çıkan söz bazen bir haberdir. Haberin gereği iyi niyet ve yarar sunmadır. Bu amaç yerine getirilirse bir ibadet ve bir hayır, yerine getirilmezse israf ve şer olacaktır.
Ağızdan çıkan söz bazen birileri hakkında konuşmadır. Bu konuşmanın gereği tamamen iyi niyet ve samimiyettir. Konuştuğu kişinin güzel ve değerli, anlamlı bir davranışı ise bu durum bir ibadet ve bir hayır, bu konuşulan şeyi hakkında konuştuğunuz şahıs duyduğunda rahatsız olacağı bir söz ise doğru dahi olsa bu gıybet/dedikodudur ve şerdir. 
Konuşulan söz konuşulan şahısta olmayan bir durum ise bu da bir iftiradır ve yine şerdir."
Daha konuşmama devam edecektim ki, danışanım "bir sözün bu kadar ciddi anlamlar taşıdığını hatta çok ciddi sorumluluğu bulunduğunu hiç düşünmemiştim. Tüylerim diken diken oldu." dedi. Gözlerinden sözlerinin ne kadar içten olduğunu anlayabiliyordum.
Oldukça mutluydum ve anlaşıldığımı ve fark ettirdiğimi düşünmek bile beni mutlu etmeye yetiyordu.
Söz söylemenin amacı ve mantığının kavrandığını düşünerek, "Ağızdan çıkan söz bazen bir suçlamadır. Suçlanan suçlanmanın bir gereği olarak suçlar ya da mazeret üretir. Sonrasında da suçluluk hissi yaşar. Bu yüzden de kendine güvenini sarsar.
Ağızdan çıkan söz bazen yine bir suçlamadır ve bu sefer suçlayan suçladığı için öfkelenir. Öfkesinin bir gereği olarak davranışını kontrol edemediği için sonrasında suçluluk hissi yaşar. Bu yüzden de kendine güvenini sarsar." dedim.
Bu sözden sonra danışanım gözlerime bakarak "Hocam Allah senden razı olsun. Gerçekten de buraya gelmekle ne kadar iyi bir iş yaptığımı anladım. Artık bu sözleri hazmetmek istiyorum" dedi.
Bu durumdan o kadar çok memnun olmuştum ki, ben de teşekkür ettim ve şimdi hazırsın o halde diyerek,
"İnsan sustuğunda da ya hayra ya da şerre susar." diyerek konuşmama devam ettim.
"Şahit olduğu bir vaadin yerine getirildiği için susar ve destek olur. Bu bir hayırdır. 
Şahit olduğu bir vaadin yerine getirilmemesine rağmen susar ve doğruyu gizler. Bu durum da dilsiz şeytanlık ve bir şerdir.
Yararlı ve tamamen iyi niyetli bir konuşmaya şahit olur dinler ve susar destekler. Bu bir hayırdır.
Çirkin ve zararlı bir konuşmaya, (Gıybet/dedikodu, kin, nefret, iftira, haset vb.) şahit olur. Dinler ve susar. Bu çirkin ve zararlı olan söze destek olmuş olur. Bu dilsiz şeytanlık ve bir şerdir. 
Gizlenmesi gereken bir söze şahit olur onu çirkin bir şey ise orada düzeltir ve çözer sonrasında da susar. Güzel ve yararlı bir şey ise dinler, destekler ve sonrasında da susar. Bu durum bir hayırdır.
Gizlenmesi gereken bu sözü dinler çirkin ve zararlı bir durumsa çözmeden, beyninde olumsuzluklar oluşturarak susar. Güzel ve yararlı bir şey ise haset ederek ve kinlenerek dinler ve susar. Bu durum da bir şerdir." dedim. 
Bu sözlerin hemen arkasından değerli danışanım," Hocam, her zaman ya hayır söyle ya da sus. Peygamberi uyarıyı dile getiririz. Bununla beraber aslında ne kadar da cinayet işliyormuşuz." dedi ve sonrasında konuşmanın da susmanın da bir ahlakı olduğunu çok iyi kavradığını belirterek teşekkür etti.
Konuşmanın da susmanın da bir ahlak olduğunu ve bu ahlaki sürecin gerilerinde kalmış arkadaşlarıma süreçlerini hızlandırmak amacı ile ve tamamen tertemiz düşüncelerle sevgiyle paylaşıyorum. (R. Varol)