Yaşadığı hayatı aslında taşıması zor yükmüş gibi algılayan ve bu durumun artık tahammül edilemez olduğunu ifade eden bir arkadaş gelmişti ziyaretime. Hayata artık oldukça yılgın ve bezgin tahammül edilemez olarak devam ettiği
16.03.2015 09:59
Eğitim
Ramazan VAROL

Yaşadığı hayatı aslında taşıması zor yükmüş gibi algılayan ve bu durumun artık tahammül edilemez olduğunu ifade eden bir arkadaş gelmişti ziyaretime. Hayata artık oldukça yılgın ve bezgin tahammül edilemez olarak devam ettiği

Yaşadığı hayatı aslında taşıması zor yükmüş gibi algılayan ve bu durumun artık tahammül edilemez olduğunu ifade eden bir arkadaş gelmişti ziyaretime.
Hayata artık oldukça yılgın ve bezgin tahammül edilemez olarak devam ettiğini söyleyen arkadaşı dikkatle dinledikten sonra,
"Tahammül kişinin aslen taşıması gereken şeyleri taşımasıdır. 
Bu durum aslında insan olarak kişinin üzerine alması gereken sorumluluğun alınması anlamına gelir.
Yüce Allah hiç bir varlığa taşıyamayacağı yükü yüklemez. Taşıyamayacağı sorumluluğu almasını da istemez. 
Sadece taşıması gereken ya da üzerine alması gereken sorumluluğa hazır hale gelmesini ister.
İnsan ise kendisine insafsızlık edip taşıyamayacağı yükün ya da devam ettiremeyeceği sorumluluğun altına girer. Kendisine o yükün hamallığını yükler.
Bu anlamda taşınmaması gereken şeylerin taşınması israfı yüklenmektir ki, bu da kişinin kendisine yaptığı en büyük zulümdür.
Başka bir açıdan da bir kişinin başka bir insana taşımaması gereken ya da taşıyamayacağı bir yükü taşıtmaya çalışması da bir israfa yöneltme ve dolayısıyla o kişiye yapılan bir zulümdür." dedim. Sözlerimi dikkatle dinleyen arkadaş,
"Bu durum hatıra yaptırdığımız işler için de geçerli mi Hocam?" diye sorunca,
"Evet. Hatırım için yap ya da hatırın için yapıyorum ifadeleri de aynı kategoridedir." dedim. Sonra da,
"Bir insanın yiyebileceği ya da içebileceği şeyin üstünde bir şey yeyip içmesi bir israf ve dolayısıyla kendisine yaptığı bir zulümdür.
Bir insanın sorumluluğunu taşıyabileceği güveni olmaksızın konuştuğu sözün de bir israf ve dolayısıyla kendisine yaptığı bir zulüm olduğunu çok iyi bilmesi gerekmektedir.
Aynı şekilde bir insanın sorumluluğunu taşıyamayacağı bir rolü ya da davranışı üstlenmeye kalkışması ya da üstlenmişse devam ettiriyor oluşu da bir israf ve kendisine yaptığı bir zulümdür." dedim. Ayrıca farklı açıdan değerlendirdiğimizde diyerek,
"İnsanın taşıması gereken yükü ya da alması gereken sorumluluğu üzerine alması ve bu konuda olabildiğince duyarlı davranması yani tahammül etmesi asıl olandır. 
Bu konuda önüne ne çıkarsa çıksın bu sorumluluğu devam ettirmesi yani tahammül etmesi o kişinin sabrı anlamına gelir ki, bu da bir ibadettir." dedim.
Çok dikkatli dinleyen arkadaş, "Çok teşekkür ederim çok iyi anladım Hocam." dedi.
Hayatını yüklenmeye yani tahammül etmeye değer dediği sorumluluklarla şekillendiren ve buna da hatır için değil gerçekten değer olduğu için tahammül eden nice değerli arkadaşlarıma sevgi ile paylaşıyorum. (R. Varol)