Değerli bir okurum dünkü yazımdan oldukça etkilendiğini ve çok yararlandığını ifade etmiş. Sonra da, "Her davranışın altında mutlaka bir inanış ve düşüncenin yattığını çok iyi kavradığını" söylemiş.
16.03.2015 09:55
Eğitim
Ramazan VAROL

Değerli bir okurum dünkü yazımdan oldukça etkilendiğini ve çok yararlandığını ifade etmiş. Sonra da,

Değerli bir okurum dünkü yazımdan oldukça etkilendiğini ve çok yararlandığını ifade etmiş. Sonra da, "Her davranışın altında mutlaka bir inanış ve düşüncenin yattığını çok iyi kavradığını" söylemiş. 
Şiddet ve nefretin nereden nasıl beslendiğini de merak ettiğini bu konuyla ilgili de bir yazı yazmamı rica etmiş. 
O okurum şahsında bütün okur, yazar ve yaşar arkadaşlarıma,
"Her bir duygu ve düşünce tıpkı bir tohum gibidir. Bunlardan hangisini içinizde besler ve yetiştirirseniz onu yeşertir, büyütür ve meyvelendirirsiniz." derim. Sonra da,
"Şunu iyi bilin ki, kendinizin ateş ya da toprak olmanız tabii ki bir şey ifade eder. Asıl önemli olan neye toprak ve neye ateş olduğunuzdur.
Düşünün... Çok iyi bir insan olduğunuzu ifade ediyorsunuz. Bunun yanında kötülüklere, kin, nefret ve şiddet tohumlarına toprak oluyorsunuz. Onların yetişmesine katkı sağlıyorsunuz. 
Bu durumda iyi ya da kötü olmanızın etkisi hangi durumdadır?
Ya da sizin dışınızda başkalarının eli ile de olsa yapılmış var olan iyilik ve güzellik tohumlarına ateş oluyorsunuz.
Şimdi söyler misiniz? İyi ya da kötü olmanız mı yoksa iyi ya da kötü karşısındaki tutumlarınız mı daha fazla size ve evrene yarar sağlıyor?
Şunu da çok iyi bilin ki, her varlık özü itibariyle zaten iyidir. O iyi olan özü ortaya çıkarmaktır asıl olan.
Bir insanın size yaptığı yanlış tutum nedeni ile içinize kin ya da nefret, şiddet tohumu atar ve ona toprak olursanız sebebi kesinlikle sizi buna yönelten de olsa sizin tarlanızda yetişmiş ve evrene zarar vermiştir. Yani o ürünün sahibi siz olursunuz.
Şunu da çok iyi bilin ki, kin, nefret ve şiddet tohumlarını kendi tarlalarında bırakmak bile evren için yeşerdiğinde hepimize zarar verecek bir durumdur.
O halde bu durum yüzünden kendini olabildiğince zaten zarara sokmuş bir insan olduğunu düşünüp onlara acımak ve onları da bu batağın içinden çıkarmak evren adına en yararlı iş olacaktır.
Şimdi daha da dikkatli düşünme zamanı...
Hayat içinde yaşanan olayları ya sadece konuşur bu durum karşısında sadece papağan ya da kaset rolü üstlenirsiniz ya da bu durum karşısında sorumluluk duyup var olan güzellik tohumuna toprak, çirkinlik tohumuna da ateş olursunuz.
Yani şunu çok iyi bilmelisiniz. Yapılan herhangi bir işi ister iyilik isterse kötülük olsun konuşan, yapan gibidir. 
Tek fark vardır. Bu işi yapan bilerek ya da bilmeyerek yapmış ve kendi sürecini ortaya çıkarmıştır. 
Bu işi yapanı ya da yapılan işi konuşan ise konuşması ile iyi ya da kötü o işin yeşermesini ya da yok olmasını sağlayabilecek donanım gösterecek olmasıdır.
Bütün arkadaşlarıma sevgi ile paylaşmak istedim. (R. Varol)